21 Haziran 1995 1995 yili dunya finans piyasalarinda ilginc bir yil olarak anilmaya aday. 1994 yilinda en onemli haberler gelismekte olan ulkelerin piyasalarinin inip cikmasindan kayanaklanirken, 1995'te gundemin basina amerika birlesik devletleri gecti. yilin en goz alici olayi amrikan dolarinin degerinin hic beklenmedik tepetaklak dususuydu. yili japon yeni karsisinda yuz yenin biraz altinda acan dolar hakkinda pek cok mali analistin gorusu, dolarin bu yil yen karsisinda onemli miktarda deger kazanacagi idi. gercekten de dolar yuz yene esitken bile japonyadaki fiyatlarin duzeyi amerika birlesik devletlerinin bir hayli uzerindeydi. geleneksel makroekonomik teoriye bakilirsa, bu farkin amerikanin ihracatini, japonyanin da ithalatini artirarak dolarin deger kazanmasina yol acmasi beklenirdi. fakat nisan ayinda bunun tam tersi bir durum gozlendi. dolar yen karsisinda bir hafta icinde yuz yenden yetmis dokuz yene dustu. dolarin zayiflamasi hakkinda cok cestili yorumlar yapildi. bu konudaki aciklamalardan en ilginci dolarin dunya capindaki rezerv para konumu hakkinda olani. bildigimiz gibi ikinci dunya savasinin sonundan beri amerikan dolari dunyanin guvenilir para birimi olarak anilageldi. bin dokuz yuz yetmis birde dolarin altina konvertibilitesine son verildigi halde dolarin hakimiyeti gunumuze kadar surdu. fakat son yillarda amerika birlesik devletlerindeki butce acigi, dis ticaret acigi gibi ekonomik sorunlar ve egitim, saglik ve sosyal guvenlik gibi uzun vadeli toplumsal sorunlar dolayisiyla dolarin uzun vadedeki guvenilirligi tehlikeye girdi. basta asyadaki zengin merkez bankalari olmak uzere dunyanin her tarafinda pek cok kurumun fon yoneticileri portfoylerini amerikan dolarindan diger para birimlerine aktarmaya basladilar. dunyadaki dolar hacminin onemli bir bolumunun amerika disinda oldugu dusunulurse, fon yoneticilerindeki bu uzun vadeli karar degisikliginin dolarin fiyati uzerindeki onemi daha acik sekilde belli olur. doviz piyasalarinda dolarin gecirdigi sarsinti amerikan maliye bakanligi vede merkez bankasini fazla etkilemise benzemiyor. merkez bankasi bazi cevrelerden gelen baskilara ragmen dolarin degerini yuksek tutmak icin fazla caba harcamadi. merkez bankasindaki kidemli burokratlar arasinda doviz kurlarinin serbest piyasada degerini bulmasi gerektigi ve spekulasyon yapanlara mani olmanin merkez bankasinin gorevi olmadigi gorusu egemendi. sonunda da goruldu ki amerikan merkez bankasi dogru karari vermistir. ingiliz, italyan, kanada, isvec gibi ulkelerin merkez bankalari onceki yillarda paralari spekulatif baski altinda kalinca olaya cok genis olcude mudahale etmisler ama piyasalarin gucunu kiramamislardi. amerikan merkez bankasi ise daha isin basindan kazanamayacagi bir savasa girmemeyi basararak sagduyu ornegi gosterdi. merkez bankasi kriz boyunca para politikasini doviz piyasalarina gore degil ulkenin ic dinamiklerin gore ayarlayacagini ilan etti. bu nedenle de dolara destek olmak icin kisa vadeli faizlerle oynamadi. fakat krizin uzerinden birkac hafta gectikten sonra uzun vadeli faizler adeta merkez bankasi anti-enflasyonist bir politika izlemeye karar vermiscesine, ortada belirgin hicbir sebep yokken dustu. hatta otuz yil vadeli hazine bonosunun faizi tarih boyunca gordugu en dusuk degerlerden birine vardi. ilk bakista bu gelisme cok garip gorunuyorsa da piyasalardaki onemli bir yeni inancin isareti olabilir. hukumete ve kongreye butce acigini azaltmasi icin baski yapan, hukumetin meksikaya yardim isinde baskan asiriya kacmasina mani olan, doviz piyasalarindaki krizde spekulatorlere pabuc birakmayan, enflasyonu yakindan takib edip kontrol altinda tutan vede bankacilik sisteminde reform konusunda basarili arastirmalar yapan amerikan merkez bankasin piyasanin guveni bir hayli artmis gorunuyor. bu nedenle de piyasalarda amerikan merkez bankasinin uzun vadede enflasyonu kontrol altinda tutabilmesi ihtimalinin arttigi gorusu hakim. cok uzun vadeli bonolarin faizleri uzerinde en etkili faktor de enflasyon beklentisi oldugu icin, merkez bankasina guvenin artmasi faizler uzerinde azaltici etki yapti. dolarin gecirdigi sarsintinin bir baska ilginc yonu de meksika baglantisiydi. amerikan hazinesinin meksika hazinesini kurtarma operasyonuna piyasalar cok olumsuz tepki gosterdiler. uluslararasi sermaye ve para piyasalarini uzun zamandir takip edenler ikinci dunya savasindan beri dunyanin rezerv parasi olarak gorev yapan dolarin meksikaya yardim gibi onemsiz gorunen bir sebepten etkilenmesine sasirdilar. dolarin bu durumu artik japon yeni ve alman marki gibi para birimleri karsisindaki ustunlugunu belki de bir daha geri gelemeyecek sekilde kaybettigine isaret sayildi. bu gorusu destekler mahiyetteki bir baska olay da tarihte ilk defa uluslararsai para fonu (imf) yetkililerinin ekonomik politikalar konusunda amerika birlesik devletleri yonetimini uyarmasi oldu. amerikan dolarinin inisli cikisli performansi yilin geri kalan bolumumde de surecege benziyor. baskanlik makaminin demokrat partide, meclis cogunlugunun ise cumhuriyetci partide olmasi dolayisiyla amerikan hukumetinin karar mekanizmasi biraz yavas calisiyor. bu da ekonominin geleceginin guvene alinmasi icin gerekli kararlarin alinmasini geciktiriyor. durum boyleyken dolarin piyasalardaki degeri de gunluk haberlerden asiri miktarda etkilenerek dalgalaniyor. uzun vadede dolarin degerinin yukselmesi muhtemel gorunse de bu cikisin ne zaman yasanacagini kestirmek zor.