eylul 1995 1995'te new york borsasi amerikan hisse senedi borsasi bu yil gelmis gecmis en iyi yillarindan birini yasiyor. borsa endekslerinin en populeri olan dow jones sanayi endeksi 1995'e 3700 civarinda girdikten sonra yedi ay icinde yuzde yirmibes yukselerek 4600'u asti. amerikan hisse senetlerinin tarihsel yillik ortalama deger artisinin yuzde oniki oldugu dusunulurse bu yilki yuksek performansin onemi daha iyi anlasilabilir. bu gunlerde hisse sendi piyasasinin en hareketli sektoru hic suphesiz teknoloji sektoru. pek cok bilgisayar ve yari iletken uretim firmasiyla yazilim firmasinin hisse senedi 1995'te yuzde yuzden fazla deger kazandi. hem miscrosoft, oracle, ibm ve intel gibi buyuk firmalar, hem de son yillarda kurulan binlerce kucuk firma bu yukselisten birlikte pay aldilar. yilin en carpici performansini ise netscape adli kucuk bir yazilim firmasi gosterdi. butun dunyayi sarmakta olan 'world wide web' adi verilen bilgisayar aginda kullanicilarin daha suratli ve kolayca dolasmasina imkan taniyan yazilimlar ureten bu firma urununun prototiplerini bedava olarak dagittiginda buyuk ilgi gordu. bu yil basinda halka acilmaya karar veren netscape ilk olarak danisman olarak morgan stanley firmasini tuttugunda morgan 14 dolardan 1.5 milyon hisse satilmasini onerdi. fakat piyasadki yogun istek uzerine arzin hacmi 28 dolardan 5 milyon hisseye cikarildi. bir ay once halka sunulan hisseler ikincil piyasada alinip satildiklari ilk gun yetmis bir dolardan islem gorduler. sirketin degeri de boylece birkac ay icinde kirk iki milyon dolardan yuz kirk milyon dolara cikmis oldu. isin en ilginc yani ise bu sirketin urununu henuz pazarlamaya bile baslamamis olmasi. Yogun aktivite yasanan bir baska sektor de bankacilik sektoru oldu. 1995 yili basindan beri amerikan bankacilik piyasasinda buyuk capta bir konsolidasyon goruldu. 1994'te pekcok bankanin olumsuz piyasa kosullarinda zarar etmesi ve dolayisiyla sermaye pozisyonlarinin kotulesmesi buyuk bankalarin kucuk bankalari satin alma egilimine girmesine yolacti. amerikan kongresinin eyaletler arasi bankacilik islemlerine ve degisik mali sirketler arasi dayanismaya getirdigi sinirlamalari kaldirmasi konsolidasyonun onundeki hukuki engelleri kaldirdi. yilin en buyuk hacimli islemi kuzey karolina'dan first union bankasinin new jersey'den first fidelity bankasini bes milyar dolara satin almasiydi. bunu guney ve bati eyaletlerinde pek cok buyuk bankanin mekezlerine yakin eyaletlerdeki kucuk bankalari yutmasi takip etti. ayrica pek cok buyuk banka basarili oldugu birkac alana yogunlasip diger bolumlerini o islerde kendisinden daha avantajli olan diger mali kuruluslara satma karari verdi. ticari bankalar arasindaki bu konsolidasyon egilimi yavas yavas yatirim bankalarina da yansiyor. batmakta olan kidder peabody firmasinin paine webber tarafindan satin alinmasindan sonra bankers trust ve salomon brothers'in adi muhtemel takeover hedefleri olarak sikca geciyor. ingiltere'de morgan grenfell'in deutsche bank, sg warburg'un swiss bank corporation, barings brothers'in internationale nederlanden groep vede kleinworth benson'un dresdner bank tarafindan alinmasiyla baslayan dalganin amerika sahillerine de yakinda vurmasi kacinilmaz gorunuyor. avrupa, amerika ve japonya'nin buyuk ticari banka ve sigorta sirketlerinin new york'un basarili, is hacmi buyuk ama sermayesi sinirli yatirim bankalarinin satin almakta yarisa girmesi ihtimalinin yuksek oldugu soyleniyor. takeover piyasasi temmuz ayinda da medya sektorunden gelen haberlerle sarsildi. walt disney firmasinin abc televizyon sirketine verdigi 19 milyar dolarlik teklif dunyanin gelmis gecmis en pahali satislari listesinde 1989 rjr nabisco satisindan sonra ikinci sirada yer aldi. bu olayin onemli sonuclarinan biri yillarin yatirimcisi warren buffet'in iki milyar dolar civarinda kar ederek dunyanin en zenginleri siralmasinda bu yil william gates'e kaptirdigi birinci sirayi geri almak yolunda onemli mesafe kaydetmesiydi. beyaz esya ve elektronik piyasasinin onde gelen sirketlerinden westinghouse ta bu yarista geri kalmayarak cbs telvizyon sirketini satin almak icin teklif verdi. son olarak ta time warner firmasinin is dunyasinin en renkli simalarindan ted turner'in turner broadcasting firmasini satin almak icin gorusmelere basldigi aciklandi. hisse senedi piyasasindaki bu hareketlilik, yatirim fonlari arasindaki rekabeti dogal olarak hizlandirdi. amerikanin en buyuk fonlarini idare etmekte olan fidelity sirketi 1995'i oldukca iyi bir performansla acti. klasik yatirim fonlarinin bu basarisina karsilik 'hedge fund' adi verilen daha agresif ve riskli fonlar yilin ilk yarisinda beklentilerin altinda sonuclar aldilar. dunyanin bir numarali fon yoneticisi george soros bile birkac ay once hissedarlarina yaptigi aciklamada kendi fonunun bu yilin ilk yarisindaki durumunu 'dupeduz zayif' olarak niteledi. ancak 'hedge fund' larin bu durumlarini agustos ayindaki buyuk capli doviz hareketleri ve dolarin dirilisi sonucunda tersine cevirmekte olduklari soyleniyor. hisse senedi piyasasinin bu karsi konulmaz yukselisi bono piyasasina da yansidi. bono fiyatlarinin bu artis trendi sirasinda 1994 yazindan 1995 yazina kadar amerikan dolarinda kisa vadeli faizler yuzde yediden bes bucuga, otuz yillik faizler de yuzde sekizden alti bucuga kadar dustu. faizlerdeki bu dusus dogal olarak amerikan dolarinin japon yeni karsisinda zayiflamasina neden oldu. fakat gectigimiz iki ay icinde abd piyasasinda faizler yine yukselme trendine girdi. ekonomi hakkindaki uzun vadeli beklentilerin de pozitife donmesiyle birlikte dolar tekrar deger kazanmaya basladi. dolarin bu yukselisi de hisse senedi piyasasinin yabanci paralar cinsinden hesaplanan getirisinin daha da yukselmesine neden olarak yabanci yatirimcilarin ekmegine yag surdu. hem makroekonomik hem de yapisal nedenlerden dolayi amerika birlesik devletlerinin yeni is kurmak icin en uygun ulkelerden biri oldugu dusuncesi yillar sonra is dunyasinda tekrar guc kazaniyor. amerikan hisse senetlerindeki bu yukselisin yakinda dunyanin diger borsalarina da yansimasi bekleniyor. gercekten de avrupadaki piyasalar da uzun bir aradan sonra tekrar canlilik gostermeye basladilar. onumuzdeki yil avrupanin onde gelen borsalari ile uzak dogu ve latin amrikadaki gelismekte olan ulkelerin borsalarinin bu yil amerikan borsasinin gosterdigi yuksek performansi tekrarlamasi oldukca olasi gorunuyor. umariz ki bu yukselis trendinden istanbul menkul kiymetler borsasi de en iyi sekilde payini alsin.