tarih tekerrurden ibarettir - sayet ders alinmazsa umit kumcuoglu - 26 aralik 1995 24 aralik 1995 genel secimleri gerek uc buyuk partinin basa bas netice almasi, gerekse islami cizgideki bir partinin one gecmesi yonunden turkiye tarihinde benzersiz bir secim oldu. ancak bu secimde cumhuriyet tarihinin daha onceki bazi bolumleriyle buyuk paralellikler gosteren bazi olaylar da gozlendi. secimlerin sonuclarini degerlendirirken ortaya cikan bu benzerlikleri irdelemek buyuk onem tasiyor. refah partisinin giderek yukselen oy oranindan endiseye kapilan merkeze yakin secmen ve politikacilarin dikkatini, gelecekte daha basarili ve tutarli kararlar alabilmeleri bakimindan bu gozlemlere cekmek istiyorum. ilk ilginc benzerligi sayin tansu cillerin ve dogru yol partisinin 1995'teki performansini anavatan partisinin 1991'deki durumu ile karsilastirdigimizda goruyoruz. bu konudaki gozlemlerimizi su sekilde ozetleyebiliriz: 1. dyp 1991'de dalan'in dmp'si ile isbirligi yapmasina, namik kemal zeybek gibi eski mhp'lileri, veysel atasoy gibi anap'lilari, yildirim aktuna gibi shp'lileri kadrosuna dahil etmesine, mehmet ali yilmaz'dan burhan cacan'a kadar pek cok isme kucak acmasina ragmen 1989 yerel secimlerinde aldigi yuzde 27'lik oyu artiramamistir. anap ta bu secimde bbp ile ittifak yapmasina, muhtelif tarikatlarin pesinden kosmasina, korkut ozal, husnu dogan, rusdu saracoglu gibi pekcok unlu isme kucak acmasina ragmen 1994 yerel secimlerindeki oy oraninin altina dusmustur. 2. 1991'de dyp, 1995'te ise anap diger merkez sag parti ile aralarinda onemli bir soylem farki oldugunu ispatlayamadiklari icin bekledikleri oy patlamasini gerceklestirememislerdir. 3. 1991'de anap lideri mesut yilmaz erbakan, ecevit, turkes ve demirel'in arasinda genc lider olarak prim yapmistir. 1995'te ise dyp lideri tansu ciller tek kadin lider olarak halkimizin sempatisini kazanmistir. 4. tansu ciller, aynen 1991'de mesut yilmaz'in yaptigi gibi eski liderin kadrolarini tasfiye edip secime kendisine sadik yeni kadrolarla girmeyi tercih etmistir. 1991'de mesut yilmaz cumhurbaskani ozal'dan uzaklasmaya calismis, yine ayni sekilde 1995'te tansu ciller suleyman demirel'in mirasina sahip cikmayi reddetmistir. secim oncesi tahminlerde bu kararlarinin husrana yol acacagi one surulurken sonuc hic te boyle olmamistir. acikca goruldugu gibi 1991 anap'i ile 1995 dyp'sinin dogru tercihleri arasinda onemli benzerlikler vardir. 1991 dyp"si ile 1995 anap'inin hatalari arasinda da ayni sekilde buyuk benzerlikler vardir. stratejileri bu sekilde yakinlik arzeden 1991'in mesut yilmaz'i ile 1995'in tansu ciller'inin performanslari da paralel olmustur. partilerini dagilmaktan kurtarabilmislerdir. her iki durumda da degisim geciren partinin secmenleri tasfiye edilen kadrolara degil yeni liderlerine sadakat gostermislerdir. partiye buyuk bir telasla son anda alinan eski siyasetciler oy oranini artirmadiklari bir yana, azaltmislardir. halk degisimden yana tavir koymus ve yeni lidere bir sans vermistir. basinin yogun destegi ne 1991 dyp'sine nede 1995 anap'ina pek bir fayda saglamamistir. basinin tercihi ile halkin tercihi arasinda onemli farklar ortaya cikmistir. ikinci buyuk paralellik ise bugunku refah partisi ve merkez sag partilerin mucadelesi ile 1930'daki serbest firka, 1965'teki adalet partisi ve 1983'teki anavatan partisinin kendilerinden onceki iktidar ile verdikleri mucadele arasindadir. her uc ornekte, donemin iktidar sahipleri yeni ortaya cikan bir siyasi guc karsisinda kendi politikalarinin eksiklerini saptamak ve aksayan yonlerini degistirmek yerine secmenin yanlis karar verdigini iddia etmislerdir. halki cehaletle, mantiksizlikla, dargoruslulukle itham etmislerdir. halkin varolan secenekler icerisinde elinden geldigince guclu, 'artik turkiyede birseyler degismeli' mesaji verdigini gormezden gelmislerdir. kendi programlarini saglamlastirmak ve ideolojilerini mudafaa etmek yerine yeni olusumu bolmek yada kendi yanlarina cekerek pasifize etmek yolunu secmislerdir. 1930'da serbest firka kapatilmis, 1961 ve 1982'de ise ap ve anap'in onune engeller cikatilmis ve suni olarak ytp ve mdp gudumlu partileri ortaya cikartilmistir. fakat sonucta 1930'da bastirilan serbest firka 1950'de dp olarak geri gelip chp'yi perisan etmis, 1961'de eli kolu baglanan ap 1965'te milli birlik grubunu utandirmis, vetodan son anda donen anap ta askeri idareye nazire yaparcasina 1980'lere damgasini vurmustur. 1995 merkez sag siyasetcisi icin bu olaylardan cikarilacak onemli dersler vardir. eger merkez sag partiler refah partisi ile aralarindaki yarista basari kazanmak istiyorlarsa stratejilerini dikkatle ve gercekci bir cercevede olusturmalidirlar. secmen yanlis yapti, secmen bilincsiz, secmen ataturk ilkelerine inanmiyor gibi bahaneler bulmak yerine ivedi olarak enflasyon, gelir dagilimi, ekonomik buyume, guneydogu, egitim, cevre ve sosyal guvenlik konularinda somut cozumler bulmak ve uygulamaya koymak durumundadirlar. anavatan partisinin kampanya sirasinda yaptigi gibi refah'tan cok refahci gorunmeye calismak, yada dyp gibi kendi soyleyip kendi inandigi bir hayal aleminde yasamak cozum degildir. bu tur davranislar olsa olsa rp'nin iktidar gelmesini hizlandirir. bugunun merkez sag partileri buyuk olcude secmenlerinden kopmus durumdadirlar. 1940'larin chp'si, 1960'larin ytp'si ve 1983'un mdp'si gibi vitrinleri parlaktir ama secmenin ihtiyaclarina doyurucu bir sekilde cevap veren politika uretememektedirler. bu tur durumlarda guclenmekte olan alternatif hareket (bugunun refah partisi, eskinin serest firka, demokrat parti, adalet partisi ve anavatan partisi) cozum uretme bakimindan kendilerinden onceki iktidardan daha iyi durumda degildirler, ama halka yakin olmalari, secmenin nabzini yakindan tutmalari ve fedakar calisanlara sahip olmalari sebebiyle avantajli duruma gecmektedirler. hatta bugunun refah partisi bu avantajlarini bilgisayar teknolojisi ve propaganda teknikleri konusundaki yatirimlari ile tamamliyor. 'secmenin yuzde 80'i refah'a hayir dedi' diyerek avunmak yerine neden merkez sag oylari 1987'de yuzde 56 iken bugun yuzde 39'a dustu sorusunun uzerine ozenle egilmek gerekir. unutulmamalidir ki secmenimizin cogunlugu 24 aralik gunu sandik basina yururken bile kararsizdi ve oyunu her kime verdiyse cok tereddut ederek verdi. yazimizi bitirirken bir defa daha hatirlatalim. tarih tekerrurden ibarettir, ozellikle de gecmis olaylardan ders alinmazsa. gonlumuzden gecen turkiye'nin ataturk ilkelerine bagli, laik ve demokratik bir ulke olarak hizla gelismesidir. fakat bugun iktidara talip olan merkez sag partilerin bu amaclara ulasabilmesi ve kendi siyasi varliklarini surdurebilmeleri icin tarihten ders alarak kendilerine ceki duzen vermeleri sarttir. serbest firkanin kapatilmasi ve 1946 secimini 1950 secimi izledi. 1960 ihtilali ve 1961 secimini 1965 secimi izledi. btp'nin kapatilmasini ve vetolari 1983 secimi izledi. eger 1991-95 doneminin hatalari tekrarlanirsa 2000 yilina refah partisinin tek basina iktidar olarak girmemesi icin hicbir sebep yoktur.