28 aralik 1995 EN ZENGINLERIN DEGISEN YASAM BICIMI 'zenginin mali zugurdun cenesini yorarmis'. herhalde insanlik konusmayi, hele hele yazmayi icad edeli beri toplumun varlikli kesimlerinin yasam bicimi en populer tartisma konularindan biri olmustur. zenginlerin tuketim tercihleri caglar boyu surekli degisegelmistir. antik yunan ve roma doneminde bilim ve sanata agirlik veren ust siniflar orta cagda savasmaya, yeni cagin basinda sermaye yatirimi yapmaya, on dokuzuncu ve yirminci yuzyilda ise modern tuketim ve eglence araclarina yonelmislerdir. bin dokuzyuz seksenli yillar ise dunya zenginlerinin yasaminda iciminde yeniden bir devrim getiriyor. kapitalist dunyada, ozellikle de amerika birlesik devletlerinde varlikli kesimin artik yeni bir meraki var: cok calismak. bu degisimin en canli ornegini abd'nin sayili zenginlerinin cocuklarinda gorebiliriz. on dokuzuncu yuzyilin sonu ve yirminci yuzyilin basinda rantiye ailelerin cocuklari akademik ve politik basariya, ikinci dunya savasindan sonra ise dunyayi dolasmaya ve baba (yada ana) parasi yemege adamislardi kendilerini. son on bes yilda ise is hayatinda basarili olmak ve servetlerini artirmak dusuncesi popularite kazandi. bugun servetleri milyarlarca dolar seviyesinde olan amerikan ailelerinin cocuklarindan pek cogunu new york'un yatirim bankalarinda yada california'nin bilgisayar sirketlerinde haftada seksen saat calisiyorken gorebiliriz. new york'un satafatli kokteyl partilerinde hangi magazalarin en son moda kiyafetleri sergiledigi yada hangi damizlik ciftliklerinden en kaliteli yaris atlarinin satin alinacagi degil new york hisse senedi borsasinin trendleri, sili bakir uretiminin gelecegi, rusyada orta olcekli sermaye yatirimlari yada guneydogu asya ulkelerindeki siyasi degisikliklerin bu devletlerin iktisadi uzerindeki etkileri gibi is hayatna yonelik konular konusuluyor. kennedy ailesinin yazlik evindeki partilerde cikan rezaletler artik basinin eskisi kadar ilgisini cekmiyor; okurlar bill gates'in ne kadar zeki, steve jobs'un ne kadar ileri goruslu oldugu uzerine ahkam kesen yazarlari tercih ediyor. sosyetenin gelin adaylari en iyi para yiyen kocayi degil en iyi para kazanan kocayi ariyor nedense. servet siralamasinin ust basamaklarina baktigimizda dunyanin meshur rantiye ailelerinin yerlerini yeniyetme girisimcilere birakmakta oldugunu goruruz. forbes dergisine gore dunyanin en zengin iki bireyi (kraliyet hanedanlari disarida birakilirsa) bilgisayar firmasi kurucusu william gates ve hisse senedi yatirimcisi warren buffet. bu iki insanin da ozelligi asiri calismaya merakli olmalari. gencliginde bugun dunyanin baslica yazilim tekeli haline gelen microsoft firmasini kuran bill gates bugun hala firmasinin uzun vadeli buyume planlarini gelistiriyor, hatta bazen yazilimlari bizzat denetliyor. bu yetmiyormus gibi bu konudaki dusuncelerini dunyaya anlatmak icin kitaplar yazmaya basladi. gates haftada ortalama seksen saatini calismaya ayiriyor. ikinci siradaki warren buffet te calisma aliskanliklari bakimindan gates'ten pek farkli degil. cilginca harcamalariyla degil, amerikanin gariban nebraska eyaletinin minicik omaha sehrindeki mutevazi yasami ile taniniyor. altmisini asmis yasina ragmen vaktini hissedar oldugu sirketleri gezip gormekle ve yeni yatirim olanaklari aramakla geciriyor. toplumun bu en varlikli uyelerinin cocuklariyla iliskilerinin de ilginc ozellikleri var. son zamanlarda cikan dedikodulara gore yatirimci warren buffet, yetiskin cocuklarina ancak borc para verir ve faiz bile alirmis. hatta oldugunde cocuklrina fazla bir miras birakmayacagini ilan etmis. birkac ay evvel wall street'in onde gelenleri arasinda yapilan bir arastirma ortaya cikardi ki cocuklarina yuklu miras birakmak bu kisilerin ezici cogunlugu icin hicbir onem arzetmiyor. hatta boyle yapan tanidiklarini kiniyorlar. cocuklarina hatiri sayilir miras birakanlar bile bunu bir vakif kurup paranin harcama bicimini hukuksal guvenceye baglamak suretiyle yapiyorlar. sasirtici baska bir nokta da gunumuzun multimilyarderleri ile esleri arasindaki iliskiler. bugun amerika birlesik devletlerinde is hayatinda kadinlarin oynadigi rol erkeklerden pek te asagi kalmazken, kadinlarin toplumun en ust basamaklarindaki etkisi belki de yuz yil oncesine gore gerilemis durumda. ulkenin en onde gelen zenginlerinin hemen hepsi bugun de yuz yil onceki gibi erkek; fakat artik bu beyler ile esleri arasindaki kader birligi gecmisin ciftlerine oranla cok az. multimilyarderlerle evlenenlerin bugun eslerinin islerine en ufak bir sekilde dahi karisabildigi gorulmuyor. ayrica artik pek cok varlikli cift daha evlenmeden once eger bir gun bosanirlarsa mallarin nasil paylasilacagi konusunda anlasma yapiyorlar. ornegin gecen yil icerisinde evlenen bill gates evlenirken esine resmi olarak eger bosanirlarsa pek bir sey vermeyecegini kabul ettirdi. bunun sonucu olarak artik servet artik aileler degil bireyler tarafindan kontrol ediliyor. son yillarda para kazanma hirsinin artmasina paralel olarak zenginlerin hayir islerine bagisldigi parada da kayda deger bir dusus oldu. gecen asrin rockefeller, carnegie gibi onde gelen aileleri muzeler acmak, en degerli avrupa sanat saheserlerini amerikaya getirtmek, universite kurmak, kiliseye asevleri ve yetimhaneler kurmasi icin yardim etmek gibi hayir isleri yapmak icin yarisirken bugunun onde gelen zenginleri kazandiklari paranin buyuk bir kismini islerine geri yatiriyorlar. ozet olarak, oyle gorunuyor ki amerika birlesik devletleri varlikli siniflarin yasam biciminde ilginc bir degisim donemi yasamakta. degisik maddi imkanlara sahip insanlara arasindaki sinif farklari keskinlesiyor, ama soy sinif belirleyici etken olarak yerini yetenege birakiyor. hava atmak degil cok calismak ragbette. para yemek degil servet artirmak takdir ediliyor. buna paralel olarak gerek esler arasinda, gerekse anababayla cocuklar arasindaki aile baglari zayifliyor. acaba amerika birlesik devletlerindeki bu trendler dunyanin diger bolgelerine de yayilacak mi? merakla bekliyoruz. dedik ya, 'zenginin mali zugurdun cenesini yorarmis'.