MERKEZ SAG PARTILERIN GELECEGI VE REFAH PARTISININ BASARISININ NEDENLERI UZERINE DUSUNCELER Umit Kumcuoglu - 31 Ocak 1996 - New York basinimizin buyuk bolumu ve merkez sag partilerin sozuleri ne kadar kucumsemeye calisirlarsa calissinlar 1995 secimlerinde refah partisinin aldigi sonuc buyuk bir basaridir. elli yillik demokratik rejimimizin buyuk bolumunde varligini demokrat parti cizgisindeki partiler icerisinde bir azinlik kanadi olarak surdurmus, bundan on yil once yuzde alti-yedi civarinda oy potansiyeline sahip olan bir partinin bugun secimleri birinci sirada bitirmesi elbette ki turk siyasi tarihinin onemli gelismelerinden biri olarak anilmaya degerdir. bugun refah partisi tek basina iktidarda degilse bunu turk secmeninin merkez sag partilere olan sadakatine yada bugunku sisteme bagliligina baglamak pek isabetli olmaz. refah partisinin basarisi henuz 1983 anap'ini, 1965 ap'sini yada 1950 dp'sini yakalayamamissa bunun esas nedeni parti ust yonetiminin marjinal parti aliskanliklarini birakip kitle partisi goruntusune kavusamamasidir. refah partisi son on yilda orgutlenme alaninda gosterdigi basariyi devam ettirirse vede kadrolarini psikolojik olarak bir kitle partisi seklinde iktidara gelme kavramina alistirirsa rakiplerinin saskinligi ve yeteneksizliginin de yardimiyla tek basina iktidara oynamasi kacinilmazdir. diger partilerin ve siyasetle ilgili butun cevrelerin refah partisinin bu basarisindan alacaklari buyuk dersler vardir. refah partisi olayini 'secmene pirinc bulgur dagitip oy satin aliyorlar' gibi basit ve bayagi yorumlarla aciklamaya calisan siyasetciler bu kafa yapisini degistirip olaya analitik olarak bakmayi ogrenmezlerse ileride de yenilgiden kurtulamayacaklardir. basinimiz da merkez sag partilerin bir onceki secime gore beste bir oraninda oy kaybederek yillardir ilk defa yuzde ellinin altinda oy aldigi bir secimin hemen ertesi gunu 'halk anayol dedi' seklinde baslik atan gazetelerimizin de turk siyasetini daha dikkatli degerlendirip akilci yorumlar yapmaya baslamalarinin zamani gelmis te geciyor bile. refah partisinin yukselis trendini anlayabilmek icin once bu partiyi diger partilerden ayiran belli basli noktalari gozden gecirmek gerekir: 1. refah partisi uyeleri fedakar ve caliskandir. yaz kis demeden, turkiyenin koyunde, sehrinde, dogusunda batisinda gece gunduz mucadele veren tek parti refahtir. refah partisi sempatizanlari disiplinli ve inanclidir. uzun vadeli hedeflere ulasmak yolunda sabirla mucadeleye hazirdir. kendilerine guvenleri yuksek, davalarina bagliliklari tutku derecesindedir. bu yuzden diger partilerin uyelerinin motivasyon duzeyini refah partisi uyeleri duzeyine yukseltmeden ve uzun vadeli stratejiler gelistirmeden refah partisiyle yarismalari zordur. secim gunu sandik basinda bekleyecek gorevli bulamayan partiler hangi yuzle secmenden turkiyeyi idare etmek icin oy isteyebilirler? 2. refah partisi teknolojiyi yakindan takip etmekte ve sonuna kadar yararlanmaktadir. teknoloji derken sadece bilgisayar ve telekomunikasyon degil cagdas siyaset bilimi ve propaganda teknikleri de goz onune alinmalidir. dikkate degerdir ki uyelerinin kaydini ve secmenlere ait her turlu istatistigi bilgisayari etkin sekilde kullanarak tutan refah partisidir. il, ilce, mahalle, hatta apartman duzeyinde propaganda sorumlusu gorevlendiren refah partisidir. gurbetci vatandaslar arasinda orgutlenmeyi ilk basaran refah partisidir. secmeninin kucuk ihtiyaclarini arastiran, bulan ve cozmeye yardimci olan refah partisidir. refah partisi her an secmenine yakin durmaya calistigi icin secim gunu de potansiyel taraftarlarinin buyuk cogunlugunu sandik basina cekebilmektedir. 3. refah partisi uyeleri gelecekte gormek istedikleri turkiyeyi hayal edebiliyorlar. gercekci olsun olmasin, mantikli olsun olmasin, cagdas olsun olmasin, gitmek istedikleri bir yon, varmak istedikleri bir hedef var. buyuk bilim adama albert einstein'in da dedigi gibi 'dus kurma yetenegi tarihin sekillenmesinde bilgiden ve gucten daha onemlidir'. bugun hayal kurmasini bilen refah partisi belirledigi yolda sabirla yururse er yada gec projesini yururluge koyma imkani da bulacaktir. refah partisinin soylemine katilmayanlarin bu partiye sadece icraat alaninda degil dus alaninda da rakip olabilecek duruma gelmeleri gerekir. 4. 'milli gorus' yoneticileri orgutleri icerisinde militan, entellektuel ve oportunist gruplari denge icerisinde tutmakta merkez sag ve merkez soldan daha basarililar. hem merkez sag hem de merkez sol kisisel cekismeler nedeniyle parca parca olurken refah partisi hem orgut icinde hem de sivil toplum icinde taraftarlarinin butunlugunu korumakta basarilidir. pek cok konuda birbirinden ayri dusuncelere sahip insanlari sadece biriki belli basli ortak nokta cevresinde bir araya getirebilmek siyasette basarinin anahtaridir. hatirlayalim ki 1983'te turgut ozal da siyasi yelpazenin her yonunden gelen insanlari serbest ekonomik duzen ve bireycilik soylemi cevresinde kenetlemisti. bugun de refah partisi toplumcu yada bireyci, kapitalist yada sosyalist, milliyetci yada enternasyonalist, entellektuel yada demagog, turk yada kurt pek cok grubu din ekseni etrafinda bir araya topluyor. turkiyenin geri kalani arasinda var olan fikir ayriliklari refah partisi icinde de mevcutsa da bir arada tutunabilmektedir. 5. refah partililer munazara teknikleri yonunden basarilidirlar. televizyonun siyasette en buyuk guc haline geldigi gunumuzde sinirlerine hakim olarak vede tartistigi konulari iyi calismis olarak izleyici onune cikmanin avantaji tartisilamaz. refah partililerle diger parti temsilcileri televizyon ekranlarinda karsi karsiya geldiklerinde ozellikle merkez sag partilerin uyelerinde buyuk bir bilgi ve beceri eksikligi goze carpiyor. bunun sebebini de herhalde merkez sag partilerin oteden beri suregelen entellektuel tembelliginde aramak gerekiyor. ozetlemek gerekirse, bugun refah partisinin oylarinin artmakta olmasinin en onemli sebebi merkez sag partilerde siyasi mucadele teknikleri konusundaki bilgi ve beceri eksigidir. bin dokuzyuz altmis ve yetmisli yillarda soldan gelen entellektuel ataga fikir gucu yerine sopa gucu ile karsilik veren merkez sag partiler bugun bunun acisini cekmeye mahkumdurlar. refah partililer televizyon tartismalarinda cumhuriyet yonetimini turkiyeyi bir kimlik bunalimina itmekle itham edince merkez sag parti temsilcileri neden karsilik veremiyorlar? cunku buyuk bir ihtimalle fatih sultan mehmet ile yildirim beyazitin da dogu ile bati, avrupa ile asya arasinda bocaladigini bilmiyorlar. refah partililer osmanli imparatorlugunun cumhuriyetten daha basarili oldugunu iddia ettiklerinde anadolunun bu yuzyilin basindaki icler acisi, bastan basa sefalet ve caresizlikle orulu durumunun osmanli devletinin iktisadi tercihlerinin sonucu oldugunu anlatamiyorlar. dini siyasete alet eden ve etmeyen ulkeler arasindaki gelisme farklarini arastirip halkin dikkatine sunamadiklari icin 'adil duzen' soylemi hala ortada durmaktadir. yuzyilin basindan beri goruslerine tartisma masasinda karsilik veremedikleri sol yada liberal goruslu aydinlari universitelerden kovarak, meclisin ortasinda doverek, maddi olanaklarini ellerinden alarak yada surgune gondererek pasifize eden muhafazakar (askeri rejimler de dahil olmak uzere) gruplar gunumuzun farkli dunya kosullari vede turkiyenin siyasi olgunlugunun artmasi nedeniyle ayni taktigi refah partisine karsi kullananmamaktadir. refah partisi ideolojik bakimdan yirmi yil oncesinin sol hareketi kadar guclu degildir, ama vatandasin nabzini tutma, teknoloji kullanimi, maddi guc, organizasyon ve demagoji kapasitesi bakimindan merkez sag partilere agir basmaktadir. bugun merkez sag partiler refah partisini demagoji yapmak, rasyonel olmamak ve mantik disi oneriler yapmakla suclamaktadir. bu itham buyuk olcude dogrudur, fakat merkez sag partilerin bu ataga cevap vermede yetersiz kalislari dikkat cekicidir. madem ki sag partiler refah partisinin soylemini mantiksiz buluyorlar, neden onu munazara ortaminda curutemiyorlar? bunun iki sebebi vardir. birincisi daha once de belirttigimiz gibi merkez sag goruslu politikacilarin cogunlugundaki bilgi eksikligi, kultur sigligi ve entellektuel tembelliktir. ikincisi de bu partilerin buyuk bolumunu iktidarda gecirdikleri son otuz yil boyunca secmenlerini merkez sag felsefenin inceliklerini ve avantajlarini algilayacak bicimde egitememis olmalaridir. yeri gelmisken kuvvetle vurgulamak gerekir ki merkez sag partilerin entellektuel zaafi tamamen turkiyeye ozgu bir fenomendir. yoksa tam aksine dunyada bin dokuzyuz seksenli ve doksanli yillarda liberal ve muhafazakar sag dusuncede buyuk atilimlar yapilmistir. gerek ingiliz muhafazakar partisi, gerek alman hiristiyan demokrat partisi, gerekse amerikan cumhuriyetci partisi ideolojik yapilarini saglamlastirdilar ve halka kabul ettirdiler. tabii bu buyuk olcude bu ulke halklarinin iktisat bilgisi duzeyinin artirilmasiyla mumkun oldu. okullara zorunlu din dersi koyup felsefe dersini kaldiran, ekonomi ve modern siyaset bilimi egitimi yerine oys'ye hazirlik testleri cozulmesine agirlik veren, tarih dersini 1938'den oncesi ile sinirlayan bir egitim sistemi bugun merkez sag partileri husrana goturuyor. zorunlu egitimi sekiz yila cikarmayan ve meslek lisesi yerine kuran kursu ve imam hatip lisesi acan merkez sag partiler bugun ektiklerini biciyorlar. bugun merkez sag partilerin kendilerini refah partisinden farkliliklarini halka kanitlayabilmeleri icin vitrin tazelemeleri yetmez. kapsamli bir reform vakti gelmistir. bir siyasi gorusun toplam oy orani on yilda yuzde 55'ten yuzde 39'a inmisse bunu zafer gibi gostermeye calismanin bir anlami yoktur. ittifak icinde olduklari gazetelere 'halk anayol dedi' gibi ne gerceklerle nede konunun ozuyle hicbir ilgisi olmayan mansetler atmakla uzun vadeli basarilar elde edilemeyecegini artik anavatan partisi ve dogru yol partisi yetkililerinin iclerine sindirmeleri gereklidir. bu iki partinin en kisa zamanda kendileri disinda kalan merkez sag unsurlari da iclerine alarak birlesmesi ve olusacak yeni partinin kendisini liberal bir cizgide yeniden yapilanmasi gerekmektedir. milliyetci ve otoriter idare yana olanlarin milliyetci hareket partisinde, turkiyede islami kimligi on plana cikarmak isteyenlerin de refah partisinde bulusmalari tesvik edilmelidir. bugun merkez sag partilerin onemli bir karar vermesi gerekiyor. laiklik prensibine bagli, dini siyasetten uzak tutan, rasyonel, piyasa ekonomisi ve serbest siyasi duzeni savunan bir cizgiye mi gelecekler, yoksa ne dogulu ne de batili olabilen, ikiyuzlu ve gunu kurtarmaya yonelik politikalarla mi vakit harcayacaklar? bugun erbakan hocanin cok cok hakli oldugu bir nokta vardir, o da merkez sag partilerin taklitci ve samimiyetsiz oldugudur. bir yandan at uyesi ulkelerin liberal partilerini ozenme, ote yandan da refah partisinin tabanina sirin gorunmeye calisma olarak ozetlenebilecek bu taktigin basarisizliga mahkum oldugu 25 aralik sabahi acikca anlasilmistir. turkiyeyi ortadogu ve islam dunyasinin bir parcasi olarak gormek isteyen secmen kesimi gercekten de asli varken taklidine yuz vermiyor. refah partisi ortada dururken, ve hele iktidar alternatifi olma konumuna gelmisken bu secmenlerin merkez saga yanasmasi beklenmemelidir. bu gercek, anavatan partisinin buyuk birlik partisi ve tarikat takviyesine ragmen dogru yol partisine ustunluk saglayamamasindan da acikca anlasilmistir. yine vurgulayalim ki merkez sag partiler bu tutarsiz politikalarini surdurdukce, refah partisine yardim etmektedirler. ayip olan (yada ataturk turkiyesine yarasmayan) bir insanin ataturkcu felsefeye inanmamasi degildir. cogulcu bir ulkede yasiyorsak, katilmasak ta zora basvurmadigi surece her insanin fikrine saygi gostermek gorevimizdir. esas ayip olan ve ataturk inkilabina saygisizlik olarak degerlendirilmesi gereken, batili gorunup te perde arkasinda seriat duzeni istedigini acik acik ilan edenlere destek olmaktir. avrupa topluluguna tam uyelik icin basvururken zorunlu egitimi sekiz yila cikarmayi reddetmektir. dep milletvekillerini tekme tokat meclisten atarken irakta barzani ve talabaniye destek olmaktir. meslek liselerinin sayisini ve kalitesini artirmak yerine gece gunduz imam hatip lisesi acmaktir. anayasada evrensel insan haklari prensiplerine aykiri maddeleri degistirmeyi reddederken 1924 tevhid-i tedrisat kanununu mutemadiyen deldirmektir. yuzbinlerce gencimizi anlasilmaz bir savasa surerken milyonlarca gurbetcimizin avrupadaki serbest dolasim hakkina sahip cikmamaktir. bugun merkez sag partilerin onunde (eger varliklarini surdurmek ve turkiyede uzun vadeli bir iktidar aletrnatifi olmayi planliyorlarsa) tek bir yol kalmistir. birlesmek ve ideolojilerini belirlemek. dyp ve anap kisisel cekismelerle vakit kaybetmek yerine felsefi dogrultularini ve icraat planlarini ortay koymak durumundadirlar. 'merkez sag' olarak adlandirdigimiz siyasi goruse mensup olamk icinde hurriyet, serbest piyasa ekonomisi, ozellestirme, vatan, millet ve vicdan ozgurlugu deyimlerinin bol bol kullanildigi nutuklar yazmak ve memleketi tanimi bile tam yapilamayan muhtelif dusmanlardan (boluculuk, bati, dogu, komunizm, anarsi, seriat) koruyacagini ilan etmekten ibaret olmamalidir. 'merkez sag' demek son iki yuz yildir dunyanin her kosesinden cikmis liberal filozoflarin ozenle kurdugu toplum modeline inanmaktir. son elli yildir kapitalist dunyanin akademisyen, siyasetci, isadami ve burokratlarinin el birligiyle, tartisarak, arastirarak, deneyerek olusturdugu ekonomik modeli kavramaktir. bu modellerin bugunku turkiye sartlarina uyan ve uymayan yonlerini tespit etmek, uyan yonlerinin hayatiyete gecirilmesi icin yabanci ulkelerden ornek almak ve uymayan yonlerinin yerine konacak alternatifleri yaratmaktir. yani kisacasi toplumcu (sol) modele karsi bireyci bir alternatif koymaktir. bu da caliskan, bilgili, disiplinli ve uretken olmayi gerektirir. yazimi bitirirken inandiklari davayi fedakarca savunduklari icin refah partililere saygi duydugumu ifade etmek istiyorum. ancak kendilerini turkiye icin hayal ettiklerinin gerceklere uygun olup olmadigini irdelemeye ve iktidar olurlarsa uygulayacaklari politikalari halk onunde aciklikla ortaya koymaya davet ediyorum. merkez sag ve merkez sol partilerinin de akillarini baslarina toplamalarini temenni ediyorum. umariz ki 25 aralik secimi turk merkez sag ve soluna ders olsun ve siyasetcilerimiz kisir cekismeler yerine yapici politika yapamaya ve rasyonel cozumler uretmeye yonelsinler. son birkac yilki siyasi sahnemiz 1970'lerin, hatta 1910'larin aci gunlerinden hic ders almamis oldugumuz goruntusunu ciziyor. bu utanc verici bir durumdur, cunku turkiyemiz cok daha iyisine layiktir. kimsenin memleketimizi o karanlik gunlere geri goturmeye hakki yoktur.