From umit.kumcuoglu@gs.com Mon Aug 25 11:10:49 1997
From: Umit Kumcuoglu <umit.kumcuoglu@gs.com>
Date: Mon, 25 Aug 1997 11:10:22 -0400
X-Mailer: Z-Mail (3.2.1 10apr95)
To: deniz@ai.mit.edu
Subject: imamlar, hatipler ve galaksi 
Mime-Version: 1.0
Content-Type: text/plain; charset=us-ascii


oolum al sana imam hatip yazisi. oku da gul. yalniz sayilari verify etmem
lazim, simdilik kimseye forward etme.

umit




imamlar, hatipler, turkiye ve dunya

farzedelim, turkiye ve islam dini uzerinde hicbir bilgisi olmayan bir insanin
gozu son gunlerde ulkemizin gundemini isgal etmekte olan imam-hatip
ortaokullari tartismasina takildi ve olayi incelemeye basladi. acaba olaya
disaridan bakan bu kisi ulkemiz vede ozellikle siyasetcilerimiz hakkinda ne
gibi izlenimler edinirdi? turk tarihi birbirinden ilginc pekcok kisi ve olayla
dolu oldugu suphesizdir. ancak kanimca bu gozlemci imam-hatip ortaokullari
tartismasinin da turk tarihinin 'garip ama gercek' olaylar listesinde hayli ust
siralara tirmanacagina karar verirdi.

gozlemcimizin ilk dikkat edecegi nokta imam-hatip ortaokul ve liselerinin ismi
olacaktir. konu hakkinda fazla bilgisi olmayan bir kisi adlarina bakarak
imam-hatip liselerinin birer meslek lisesi olduklarini dusunebilir. ancak
karsisina ilginc bir istatistik cikar. turkiye'deki lise ogrencilerinin yuzde
25'i imam hatip liselerinde okumaktadir. imam-hatip liselerinin hangi meslekte
insan yetistirmekte olduklarini bir an kenara birakalim. lise ogrencilerin
yuzde 25'ini herhangi bir meslek dalina kanalize eden bir milli egitim
politikasinin cok kesin amaclari olmalidir herhalde. ornegin ogrencilerinin
yuzde 25'ini marangozluk okuluna gonderen bir milletin tahtadan dunyanin 8.
harikasini insa etmeye hazirlandigi kanisina varilabilir. bu sayida ogrenciyi
elektrik teknisyenligi okuluna gonderen bir ulkenin buyuk bir isiklandirma yada
televizyon hamlesi icinde oldugu dusunulebilir. bu sayida ogrenciyi imam-hatip
lisesine gonderen bir ulke de dunya'nin gelmis gecmis en uzun dini siirini
yazmayi planliyor olabilir.

bir baska ihtimal de bu ulkenin butun dunyaya misyonerler salmaya
hazirlandigidir. oyle ya, bu ulkede yaklasik 50 bin koy ve mahalle vardir. her
yerlesim birimine ortalama iki imam dustugunu dusunelim. bu durumda bu ulkenin
imam gereksinimi 100 bindir. ortalama bir imamin 10 yil gorev yaptigi
varsayilirsa, bu ulkenin yillik imam ihtiyaci 10 bindir. her sene 150 bin imam
yetistiriliyorsa, bu ulkenin imamlari kendi nufusunun 15 kati buyuklukte bir
insan toplulugunun imam ihtiyacini giderebilecegi sonucuna varilir. senede 150
bin imam bir milyar nufusa yeterli olabilir. dunyada da yaklasik bu kadar
musluman olduguna gore diger butun musluman ulkelerin imam-hatip okullarinina
artik gerek kalmamistir. hatta imam-hatip liselerinin ogrenci artisi bu hizla
surerse yakin zamanda butun galaksinin imam ihtiyacinin da karsilanacagi
konusunda yuregi ferahlar.

gozlemcimizin aklina gelir ki, bir meslek dalinin (kendinin degil egitiminin)
bu denli el ustunde tutulmasinin bir nedeni de bu egitimin diger pek cok alanda
faydali olmasi olabilir. ornegin, matematik bilgisi fizikten kimyaya,
ekonomiden mimariye, muzikten bilgisayara pek cok alanda olmazsa olmaz bir
niteliktir. biyoloji bilgisi de bakkalliktan cobanliga, doktorluktan cevre
muhendisligine pek cok dalda faydali olabilir. belki de imamlik bilgisi
ticaret, devlet yonetimi, tip, hukuk gibi pek cok alanda gereklidir. dunyanin
belli basli siyasetcileri, doktorlari, nobel odulu sahipleri arasinda imamlik
egitiminden gecmis olanlarin sayisini bir an once belirlemek yararli olabilir.

gozlemcimizin gozune ilginc bir nokta daha carpar. islam dininde kadinlarin
imam olmasina pek rastlanmamaktadir. ancak imam-hatip ortaokul ve liselerinin
ogrencilerinin ucte birinin kiz oldugu bilinmektedir. acaba burada buyuk bir
yanlislik mi soz konusudur? imamlarin imamlik egitiminden gecmemis hanimlarla
evlenmesi yasak midir acaba? oyle ya, bazi dinler din adamlarinin evlenmesini
toptan yasaklar, belki islam dininde de imamlarin evlilikleri uzerinde hafif
bir kisitlama vardir? yada belki devlet cinsiyet ayrimini ortadan kaldirma
programi cercevesinde ulke genelinde kadin imam kotalari koymak uzeredir.

gozlemcimiz tartismalari dinlerken 1980'lerin basinda fransa'daki sosyalist
iktidarin kilise okullarini kapatmaya calisip basarisiz oldugunu duyar. konuyu
biraz arastirinca fransa'da kilise okullarinin binlerce yildir egitim verdigini
ogrenir. ustelik bu okullarin maliyetinin buyuk bir kismini kilise
organizasyonu, bagislar ve veliler karsilamaktadir. fransa devletin tutumunu
haksiz bulur. ancak turkiye'ye bakinca fransa orneginin imam-hatip ortaokullari
tartismasiyla ilgisini anlayamaz. oyle ya, imam-hatip ortaokul ve liseleri
sonucta laik devlet tarafindan acilmistir. kaynaklari da tamamen butceden
gelmektedir. halkin cogunlugunun karari bu yondeyse bu kararin yerinde
olabilecegini dusunur.

bu sirada fethullah gulen diye bir isim goze carpar. bu kisi on yildir ulkenin
dort bir yanina parasiz yatili okullar ve fen liseleri acmaktadir. bu okullarda
rusya'dan gelen fizik profesorleri ders vermekte, uluslararasi matematik ve
fizik olimpiyatlarinda basaridan basariya kosan ogrenciler yetistirmektedir.
ustelik bu okullar devletten bes kurus para almamaktadir. mezunlarinin
cogunlugu da dinine bagli ogrenciler olusturmaktadir. gozlemcimiz dindar
kanadin neden imam-hatip ortaokullari yerine bu okullara sahip cikmadigini ve
yenilerini acmadigini merak eder. islamci muhalefet partisinin taraftarlarinin
mali kaynaklarini ogrenince de saskinligi artar. egitime bu kadar deger
verdigini soyleyen bir hareketin neden kaynaklarini okul acmakta kullanmadigini
sorar kendine.

bu noktada gozlemcimiz ulkemizdeki iktidarin yapisini merak eder. ulkedeki
onemli karar mercilerinin cumhurbaskani, uc partili bir azinlik hukumeti,
anayasa mahkemesi ve ordu'dan olustugunu ogrenir. onde gelen siyasetcilerin
gecmisini arastirir. cumhurbaskaninin son otuz bes yildir siyasetteki en onemli
lider oldugunu, on bir yil basbakanlik, dort yil cumhurbaskanligi ve sekiz yil
buyuk bir muhalefet partisinin liderligini yaptigini ogrenir. basbakanin ucuncu
kez bu gorevi devraldigini tespit eder. iktidardaki uc partinin ilkinin sekiz,
ikincisinin uc, ucuncusunun de on bes yil iktidar yada iktidar ortagi oldugunu
ogrenir. son otuz bes yildaki kalan zaman da askeri idare altinda gecmistir.
tartisma konusu edilen okullarin hepsinin bu iktidarin ortaklarinin karariyla
acildigini farkeden gozlemci iktidarin bu okullarin kapatilmasi konusunda bu
kadar suratle karar vermesine sasar.

gozlemcimiz muhalefetin durumunu da iktidardan daha ilginc bulur. ana muhalefet
lideri defalarca gensoru atlattiktan sonra gorevinden istifa etmistir.
kendisine guven oyu vermis olan meclis, bu sefer de baska bir lidere guvenoyu
verince demokrasi elden gidiyor diye isyan etmistir. diger muhalefet lideri ise
imam-hatip ortaokullari ya kapatilacak ya kapatilacak, bu konuya siyasi
hayatimi adiyorum, hatta kellemi kaybetmeye raziyim dedikten birkac ay sonra
180 derece donus yapip tam ters fikirleri savunmaya baslamistir. modern
gorunuslu guzel bir hanim olan bu lider fikir degisikliginden sonra
kapattirmamaya azmettigi okullardan mezun olanlarin yuzde 90'inin kadinlarin
carsaf giymesi ve calismamasi gerektigine inandigini gosteren istatistikleri
nedense hic duymamistir. bu liderin islamin bes sarti olan kelime-i sahadet
getirmek, namaz kilmak, oruc tutmak, zekat vermek ve hacca gitmek fiilerini
icra etmekte iken goren de olmamistir.

sonunda ziyaretcimiz anlar ki turkiye'deki imam-hatip ortaokullari tartismasi
birbirinden karisik bir olaylar ve soylemler zinciri haline gelmistir. ancak bu
kadar karisiklik arasinda karar verebilecek bir kafa berrakligina sahip olan
bir suru insan oldugunu gorur ve sasirir. hele hele bu ortamda kesin bir goruse
inanip onu militanca savunanlari tebrik etmek gelir icinden. kararlilik
basarinin yarisidir dememis midir pek cok milletin atasozleri? bu ulkeyi
izlerken cok eglenmistir. en kisa zamanda baska bir konuyu arastirmak uzere
donmek uzere calismasini bitirir.



